25 Şubat 2023 Cumartesi

Kur'an'da Eşcinsellere Ceza Var Mıdır? (NİSA 15 ve 16.Ayetlerin Tefsiri)

Çevirilere baktığımızda birçok farklılık gördüğümüz ayetlerden biri. Kimileri fuhuş yapmak kimileri de eşcinsellik diye çeviriyor bu ayetleri.

Öncelikle yanlış olduğunu düşündüğüm yaygın çeviriyi aktarayım:

‘’Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun. Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb´dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm´dir, merhametine sınır yoktur.’’(Nisa 15-16)

Ayetin doğru çevirisini aktararak görüşlerime devam edeyim:

‘’Fuhuş yapan kadınlarınızı, dört şahitle kanıtlandığı takdirde, bu işten vazgeçinceye veya Allah onlara bir yol gösterinceye kadar gözaltında tutun. Böylesi erkek ve kadına yaptıklarının yanlışlığını anlatın. Eğer pişman olup kendilerini düzeltirlerse fazla üzerlerine gitmeyin. Çünkü Allah tövbekarlığı duyar.’’(Nisa 15-16)

Öncelikle 4 kişi şartı olması bu suçun alenileşmesi demektir, tıpkı zina ayetinde olduğu gibi. Bu ayetler eşcinsellik olarak anlaşılsa bile eşcinselleri lanetlemek veya eziyet etmek gerektiği ya da eşcinselleri direkt hapsetmek gerektiği anlamı çıkmayacaktır. En az 4 şahit ile eşcinsellerin cinsel birlikteliklerine açıkça tanık olmaları gerekmektedir ki bu tıpkı zina ayetlerinde olduğu gibi ihtimali zor olan bir hadisedir.

Önemle belirtmek gerekir ki eski müfessirlerin neredeyse hepsi bu ayeti zina olarak algılamışlardır. Önemle belirtmemin sebebi, eskiden ayetlerin nasıl anlaşıldığı veya bu ayete bu yorumu verenlerin sayısının hiç de az olmadığı, görüşlerimi destekler nitelikte olması. 

Misal, Ebu Hanife’nin kanaati eşcinselliğin, zinakarın cezasını gerektirmediği, sadece tazir (kınama vb.) gerektirdiği yönündedir. Bu alimler derler ki:

''Çünkü o (eşcinsellik) günahlardan bir günahtır ki ne Allah ne de Elçisi onun hakkında bir had (ceza) belirlememiştir. Bu konuda bir tazir (kınama) vardır; tıpkı leş, kan, domuz eti yemekte olduğu gibi.''

''Çünkü eşcinsel ilişkiyi mizaç (yaradılış gereği) arzulamaz. Aksine, Yüce Allah, eşcinsellikten hatta hayvanlardan cinsel ilişki bakımından iğrenmeyi (mizacın, yaratılışın) içine yerleştirmiştir. Gel gelelim, eşek ve diğerlerinde olduğu gibi bu konuda had (ceza) yoktur.''

''Çünkü o, ne lügaten ne şer’an ne de örfen zinakar olarak adlandırılmaz; bu yüzden zinakarların cezasına delalet eden nasların (ayetler) konusuna girmezler.''

(İbn Kayyim el-Cevziyye, ed-Dâʾ ve’d-devâʾ, s. 394.)

15 ve 16.ayetin başında ''vellati'' ve ''vellezani'' kelimeleri geçer. Vellezani, hem ‘’bir erkek bir kadın’’ için hem de ‘’bir erkek bir erkek’’ için kullanılan bir kelimedir. Anlam akışı içerisinde ise bunun zina olduğu anlaşılıyor, zira bağlamın da bu şekilde aktığını görüyoruz. 

Gelenek her ne kadar bu ayeti zina olarak anlıyorsa da nesh olduğu düşüncesiyle bu argümanlarını ileri sürüyorlar. Fakat bilinenin aksine bu ayetin zina anlamına gelmesi için nesh edilmesi şart değildir. Kaldı ki ayette zinanın bir çeşidi olarak fuhuştan bahsedilmektedir ve zina cezası olan genel hükmün yanında bir de bu işin ticarete dökülerek yapılması halinde özel bir hüküm düzenlenmiştir. Yani zina, genel bir hüküm ise, fuhuş da özel bir hükümdür. Kur'an'da buna benzer genel hüküm-özel hüküm ayrımları görmekteyiz. Allah, bazı ayetlerde bütünsel olarak bahsettiği bir şeyi, başka ayetlerde daha da özelleştirip istisnalarını veya benzerlerini ifade edebiliyor. 

Bu ayetleri eşcinsellik diye çevirenlerin çoğunun temel argümanı ise Kur’an’da neshi kabul etmiyor olmalarıdır. Nur 2. Ayet ile bu ayet arasında çelişki gördükleri için Nisa 15 ve 16 zina olamayacağına göre olsa olsa eşcinsellik olacaktır mantığıyla hareket ettikleri görülür. Fakat tekrardan vurgulamakta fayda var: Zinadaki celde ayetiyle bu ayet hiçbir açıdan çelişmiyor. 

Bunun yanında ‘’vellezani’’yi de iki erkek şeklinde anlıyor ve çeviriyorlar. Eğer iki erkek olsaydı burada bilinen bir şeyden bahsedilmesi gerekirdi. Bağlam zaten belli ve bu bağlamda devam ettiği için zamir kullanılarak ‘’o ikisi’’ deniyor, doğrudan ‘’o iki erkek’’ demiyor. Ayetin devamında da emirlerin yer aldığını görüyoruz. Bir erkek bir kadın fuhuş yaptığında onu kınayın diyor ki Zemahşeri gibi birçok müfessir, ‘’eza etmek’’ için bir kişiye yaptığının kötü olduğunu söylemesinin bile yeteceğini ifade etmişlerdir.

''Ezâ kelimesi Kur’an’da bu maddî anlamları yanında mânevî ve ruhî sıkıntı, acı, üzüntü, incinme veya bunlara sebep olan etkenleri ifade edecek şekilde de kullanılmıştır. Âl-i İmrân sûresinde (3/111) Ehl-i kitabın müslümanlara ezâdan başka bir zarar veremeyecekleri belirtilmektedir. Müfessirler buradaki ezâya yalan, tahrif, iftira, kınama gibi sözle sataşma anlamı vermişlerdir.'' (Zemahşerî, I, 210; Şevkânî, I, 413). 

Şimdi de ayetteki suça karşı verilen cezayı değerlendirelim: 

Ayetleri gey ve lezbiyenler olarak anladığımızda lezbiyenlere ölüm onlara gelinceye kadar gözaltında durmaları söylenirken geylere ise sadece eza etmek yani kınamak ve tevbe ettiklerinde de onları salık vermek gibi bir hüküm açığa çıkar ki bu hükümlerin akli hiçbir izahı yoktur. Allah geylere açıkça tövbe imkanı verdiğini söylerken, lezbiyenlere ise açıkça böyle bir imkan vermemesi; lezbiyenleri ölünceye kadar gözaltında tutup geylere yukarıda izah ettiğimiz gibi, birine karşı yaptığının yanlış olduğunu söylenmesinin bile yetebileceği gibi basit bir hüküm kurulması, merhametli ve adaletli olan Allah tasavvuruyla bağdaşmıyor. Kaldı ki geyler de lezbiyenler de eşcinsellerdir, ikisi arasında nasıl bir fark vardır? Birinin yaptığı daha mı günahtır ki daha ağır bir cezayla karşı karşıyadır? Zina ayetlerinde kadın ve erkeğe ayrı ceza var mıdır da bu ayette gey ve lezbiyenlere, aralarında oldukça mühim farklar olacak kadar bir ayrım yapılmaktadır? Zina ayetinde de erkeğe de kadına aynı cezanın tahsis edildiğini görmekteyiz. Zina zinadır ve yapan kişinin cinsiyeti hiçbir surette günahın oranını değiştirmez.

Bu ayeti eşcinsellik diye çevirenlerin, gerek Kur’an ışığında gerekse de akli manada hangi delillendirmeler yaptıkları sorulmalı ve sorgulanmalıdır. Ayeti fuhuş yapanlar olarak anladığımızda toplumsal bir sorun olan bu suça karşılık verilen cezanın gayet yerinde olduğunu görürüz. Fahişelerin gözaltında tutulması aynı zamanda fahişeleri ve toplumu ıslah etmek için verilmiş bir cezadır. Fahişeler aynı zamanda kötü niyetli erkeklere karşı koruma altına alınmaktadır. Hayatın olağan akışında herkes tarafından gayet bilinir ki eski hayatları fahişeleri bırakmaz ve güvende değillerdir. Hem bu ticareti sürdürüp bundan para kazananlar hem de cinsel birliktelik yaşamak isteyenler tarafından sürekli rahatsız edilirler. Fahişelerin bu işten sıyrılmaları için kendilerini bir süre sosyal hayattan soyutlaması gerekir. 

Allah’ın bir yol açmasından ise Allah’ın, insanlara tevbe etmeye bir ortam hazırlaması, tevbe psikolojisine girmeleri için Allah’ın bir zaman tanıması ve ortamın elverişli hale gelmesi için bir süre tanımasıdır. Tabiri caizse fahişeler, ‘’su duruluncaya kadar’’ güvenilir bir yerde gözaltında kalacaklardır. Ve ayet sadece fuhuş yapan kadınlara değil aynı zamanda bu işi yapan erkeğe de ceza vererek, yapılan kötü bir davranışın faturasını sadece tek tarafa kesmemektedir. Keza bir suçta iki fail varsa yalnızca tek bir faile ceza verilmesi adil değildir. Fuhuş ticareti hem kadın hem erkek arasında yapıldığı için her ikisine de ceza verildiğini 16.ayetten görmekteyiz.

Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bana Tartını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim

                                   “Vay haline ölçü ve tartıyı tam yapamayanların.”(Mutaffifin 1, Kur'an) Bu ayeti hep maddi eksiklik ya...